16 Ağustos 2009 Pazar

yaralıyorsunuz beni egolarınızla...



yaralıyorsunuz beni egolarınızla.kendinizi değerli göstermek için beni aşağılıyorsunuz.düşürüyorsunuz beni yarışı kazanmak için.sizinle yarışmadığım için üstünde zıpladığınız tramplen oluyorum.sesimi kesiyorum,sessizlikle dost oluyorum.Hiç birşeyin net bir şekli olmadığı bulanık dünyamda özgürlüğü tadıyorum yudum yudum...çünkü benim amacım bir şey olmak değil.benim dileğim bir şey olmamak.beni gerçekten görmek isteyen beni göremez.beni görmesk istemeyen beni görür...beni görmek istemeyen ,gerekli sıfatları seçip şekil verir bulanık görüntüme...sözcüklerden bir karakter biçer bana.sözcüklerden dokunmuş bu elbisenin üstümde eğreti durması mühim değildir onun için.eğreti görüntülerden oluşan bir şehirdir dünya,böyleleri için...bende bu şehrin boyanmış gölgelerinden biri... dünyadan uzak bir deli, beni sarar melankoli...bana deli diyebilirisniz.komiktir.şarkılarda beni ararsınız.kendinize ne kadar yasak koyarsanız okadar delilik beklersiniz şarkılardan....
süslü bir meyhanedeyim .burası güzel mi bilmiyorum.net bir fikrim yok.kafamda net olan hiçbirşey yok.dünyadan uzakmıyım?bilmiyorum dünya ne ki?...dilin ardında bir dünya var mı?sözcükler bir akbaba sürüsü gibi pike yaparlar ölü bir beyne.bense kelimeleri susturuyorumbeyni yaşatan düşünceler değil,düşüncelerin arasındaki boşluklardır.... tümsözcükleriarayahiçboşlukkoymadanyazmayaokumayaçalışın.yorucu oluyor değil mi?ben boşluklarla arkadaş oldum,peki ya siz?ne kadar muhtaçsınız bir şey olmaya .sığındığınız kimlikler beni boğuyor...
çağımızda bütün egoları aynı anda yok edebilecek,herkesi bir hiçlik denizinde buluşturabilecek ne olabilir?
Toplumsal bir devrim mi?
Sanat mı?
Hayır,hiçbiri değil.Egoları silme gücüne sahip tek büyük güç elektrik kesintisidir.
.........uran apak...


1 yorum:

Adsız dedi ki...

Yazar burada narsizme kadar varan bir gönderme yapıyor fakat gerçek "ego"yu sıradan bir egoyla karıştırarak mantık hatasına düşüyor.Ötekiyle kendini tanımlamak, hatta alein badiau'nun dediği gibi ben iyiyim diyen herkesin iyiliğini kötü olarak tanımlayamaması, gerçek iyinin ne olduğunu bilememesi ve kötü olmadan iyinin olamaması.Sonrasında bunu "hiçlik" felsefesiyle çözmeye çalışıyor.Hakan Günday'ın bütün romanlarını tavsiye ederim.Yazı sadece kelime oyunu, yani demagoji.